وَاتَّقُواْ يَوْماً لاَّ تَجْزِي نَفْسٌ عَن نَّفْسٍ شَيْئاً وَلاَ يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَاعَةٌ وَلاَ يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلاَ هُمْ يُنصَرُونَ

48- Artık şu günden korkun ki; O gün, Hiç kimse bir başkası adına zerre kadar bir şey yapamaz ve hiç kimseden şefaat kabul edilmez ve hiç kimseye karşılık fidye de alınmaz. Ve onlara yardım da edilmez. (Bakara:48)

ADİYAT SÛRESİ


وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًا

1- Nefes nefese koşanlara andolsun.

İlkayetlerde mevsuflar verilmemiş sadece sıfatlar bildirilmiştir. Kur’an’da yeninedilen mevsuflardan bazıları şunlardır: Yıldızlar,Güneş, Ay, fecr vakti, çift ve tek (resuller), on gece (gece yürüyüşleri) kuşlukvakti, gündüz, gece, yeryüzü, deniz, imar olunan ev (Kabe), Mekke, baba veevlad, Tûr dağı, incir ve zeytin, şahit ve şehadet edilen, nefes nefeskoşanlar, kendini kınayan nefs (öz eleştiri yapan nefs) ve asra yemin gibi birçok canlı, cansız, soyut, somut şeye yemin edilerek şahit gösterilmiştir.Dikkat edilirse bu yeminlerin tamamı olumludur. Allah kafirlere, müşriklereveya şeytan gibi olumsuzluklara yemin etmediği için biz ilk 5 ayetin mevsufunuolumlu anladık. Bu nedenle nefes nefese koşanlar nüzulde bir önceki asırsuresinde bahsedilen salihat için hakkı ve sabrı tavsiye eden müminlerdir.

-------------------------------------------------------

فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًا

2- Böylece çakıp kıvılcım saçanlara,

5.ayete kadar zikredilen “fe” bağlacı hem cümlenin devam ettiğini hem deifadeler arasında sebep- sonuç (nedensellik) ilişkisi olduğunu gösterir. Bunedenle devam eden ve yemin edilen her cümleye “Böylece” ifadesi eklenmiştir.

Nefesnefese koşuşturma gayreti sonucu kıvılcımlar oluşmaktadır. Bir şey bir şeyevurup çakarak elde edilen kıvılcımların amacı ateş yakıp ısınmak veyaaydınlanmaktır. Kur’an’ın kullandığı aydınlanma metaforu düşünüldüğündekıvılcım çakmak, zihnin belirsizlik karanlığından kurtulması için yapılandüşündürme faaliyeti olabilir. Allah’u alem… 

-------------------------------------------------------

فَالْمُغِيرَاتِ صُبْحًا

3- Böylece sabah vaktinde hareketlenenlere,

أغارَ,peş peşe adım atmak ve hızlı hareket etmektir. (es-Sıhah c.2 s.28) ْمُغِيرَاتِ ism-i faildir. İlk ayet ile birlikte düşündüğümüzde Nefes nefese insanlarınzihninde ince ayrıntıları göstermek ve bir ışık yakmak için erkendenkoşuşturanlara yemin edilmektedir.

-------------------------------------------------------

فَأَثَرْنَ بِهِ نَقْعًا

4-Böylece kararlılıkla iz, eser bırakanlara,

Eser: İz, işaret, etki, soyutkavramlarda belirti, emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt gibi manalara gelmektedir. Kur’an’dasadece bu ayette geçen nak’a’nın lügat manası: Toz, birikmiş su veya haykırmaktır.Burada en çok “gubar” yani toz manasında tefsir edilmiştir (Kurtubî). Ayrıcaنقع, istikrarı, düzenlilikiçinde sürüp gitme, kararlılık manasına da gelmektedir (Mekâyîs) Muhatabından çekinmeden,korkmadan, istikrarlı ve kararlı olarak fıtratta ve vicdanda karşılığı olan gerçekleri haykıran, çıkankıvılcım sonrasında, silinmez bir nakış, iz bırakanların gayretine yemin edilerek,şahit tutulması vakanın doğru okunup anlaşılması içindir.

-------------------------------------------------------

فَوَسَطْنَ بِهِ جَمْعًا

5-Böylece onunla topluluğun ortasınagirenlere

Bilgiyikendine saklamadan paylaşma ve toplumun tamamına ulaştırma gerekçesini Nisa 165’deşöyle ifade edilir, “Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak elçiler gönderdik ki,elçilerden sonra insanların Allah’a karşı (haberdar değildik gibi) bahaneleriolmasın diye.” Ayrıca A’raf:164’de “Bu kavme niçin öğüt veriyorsunuz?”dedikleri zaman şöyle dediler: “Rabbinize bir özür olsun ve böylece (bu hakikatile) takva sahibi olurlar.” diye.” İnsanları düşündürmek ve onlarıkaranlıklardan aydınlığa ulaştırmak için çaba gösteren resullere ve salihkullara rağmen insan Rabbine karşı çok nankördür.

-------------------------------------------------------

إِنَّ الْإِنسَانَ لِرَبِّهِلَكَنُودٌ

6-İnsan, Rabbine karşı gerçekten çoknankördür!

-------------------------------------------------------

وَإِنَّهُ عَلَى ذَلِكَلَشَهِيدٌ

7- Ve muhakkak ki kendisi de buna şahittir.

-------------------------------------------------------

وَإِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِلَشَدِيدٌ

8- Ve muhakkak ki mal sevgisi de çokşiddetlidir.

Kendi fıtratındakarşılığı olan hakikatlere sırt dönmesinin sebebi, dünyayı aşırı sevip hesabınıvermeyeceği zannı ile yeniden dirilişi önemsememesidir.

-------------------------------------------------------

أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَابُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِ

9-Bilmez mi ki, kabirlerde olan şeyler çıkarılıpdiriltildiğinde,

“Bu'sira”kelimesi aslında iki ayrı kelimeden meydana gelmiş olup “ba’s” (dirilme)ve “isare“ (kalkma, çıkma, gezme) kelimelerinin birleştirilmesidir.

Dikkatedilirse bu âyette canlılar için kullanılan “men fil kubûr” denmemiş, cansızvarlıklar için kullanılan “mâ fil kubûr” denmiştir. Zira kabirde bir canlılıkveya hayat söz konusu değil. Kabirlerden çıkarılıp diriltildikten sonra hesapsorma başlayacaktır.

-------------------------------------------------------

وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِ

10-Sadırlarda olan şeyler ortayadöküldüğünde,

Sadır için, Bkz.İnşirah:1

-------------------------------------------------------

إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْيَوْمَئِذٍ لَّخَبِيرٌ

11-Muhakak o gün,Rab’leri kendilerinden mutlaka haberdardır.

-------------------------------------------------------

Kur’an’ın tamamında 45 kez geçen“Habîr” ismi, nüzul sırasına göre ilk kez bu ayette yer alır. Bu ismin geçtiği ayetlerdegenel olarak, Allah’ın insanların yaptıkları her şeyden haberdar olması ve haber vermesi ifade edilmiştir.

 
Eklenme Tarihi : 26.6.2018 00:15:02
Okunma Sayısı : 19