زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا وَيَسْخَرُونَ مِنَ الَّذِينَ آمَنُواْ وَالَّذِينَ اتَّقَواْ فَوْقَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَاللّهُ يَرْزُقُ مَن يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ

212- (Hakikati) İnkâr edenlere dünya hayatı süslendirildi. (Onlar) inananlarla (bu dünyada) alay ederler. Oysa (ilahi azaptan) korunup, sakınan (o inanalar) kıyamet gününde onlardan (makamca çok) üstündürler. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir. (Bakara:212)

FİL SÛRESİ


أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ

1- Rabbinin filashabına neler yaptığını, görmedin mi?

Ashâb-ı Fil tamlaması “fil arkadaşları” manasındadır. Sûre MS 553de Yemen valisi iken sonradan bağımsızlığını ilan ederek Yemen kralıEbrehe’nin Mekke’ye düzenlediği fillerden oluşan ordusunun mağlubiyetini konualmaktadır. Olay Hz. Muhammed’in doğumundan önce gerçekleşmiştir. Son resul Hz.İsa’dır son kitapta ne kadar tahrif edilse de

Keyfe, Soru edatıdır. Nasıl demektir. Burada ne olduğuna değilde nasıl olduğuna dikkat çekilmiştir.

Feale, fiili yapan manasındadır. Burada fail Allah’tır. Enfal:17de “Attığın zaman da sen atmadın ve lakinAllah attı” denmektedir. Kur’an’ın genel uslubu gereği başarı, galibiyet,hayır Allah’tan mağlubiyet ve şer kişinin kendi elleri ile yaptıklarındandır.Bu nedenle Fil ordusunun helakin de Allah’ın müdahalesi doğrudan değilinananların eli ile olduğu unutulmamalıdır. Allah’ın yasası mabetlerinkorunması konusunda şöyledir “Ve eğer,Allah’ın insanları birbiriyle defetmesi olmasaydı, mabetler, kiliseler,havralar ve içinde Allah’ın isminin çok zikredildiği mescidler mutlaka harapolup yıkılırdı” Hac:40 Ebrehe gibi kibir ile sinsi plan kuranların sünnetiile alakalı Bkz. Fatır:43

-------------------------------------------------------------------

أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِي تَضْلِيلٍ

2- Onların planlarınıboşa çıkarmadı mı?

Dönemin iki süper gücü Bizans ve Persimparatorluklarıdır. Hristiyan olan Ebrehe Bizans yanlısı iken Mekkelimüşrikler putperest ve zerdüşt Pers yanlısıydı. Arap kabilelerinin Mekke'detoplanmasına, Kâbe etrafında tavaf edip, putlara tapınmaları ile sağlanan PersArap birliğini dağıtılmalıydı. Planının ilk aşaması Kabe’nin yok edilmesidir. Ebreheile Bizans anlaşarak, Arapların ilgisini, Kâbe’ye akan dini, ticari gelirleri,Yemen'e çevirmek için Yemen’in San'a şehrinde "Kulleys" isimli birkilise yaptırmıştır. Tekâsür ve gösterişin peşindeki Ebrehe kilisenin yapımıiçin o günün şartlarıyla oranla dünyanın en iyi mermerleri ve kıymetlitaşlarını kullanımıştı. Fakat insanlar, Kulleys kilisesine iltifat etmemişler özellikleAraplar Kâbe’nin etrafında toplanmaya ve orada ibadet etmeye devam etmişlerdir.Ebrehe birkaç müşrik bedevinin klişesine yaptığı tahrif ve saygısızlığı bahaneederek içinde fillerinde olduğu büyük bir ordu ile harekete geçer. Ayet bunedenle görünmeyen sinsi plana atıf yapmaktadır. 60 bin kişilik Ebrehe ordusunakarşı Kabe’de putları bulunan Arap kabilelerinden müteşekkil 12 bin kişilik birordu oluşturuldu. Bu toplama ordu Mekke’nin dağlarına çekilmek zorunda kaldı.Fil ordusunu el-Muğammes vadisinde konakladığı anda saldırı başlar.

-------------------------------------------------------------------

وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ

3- Ve onların üzerinepeş peşe uçan düzenli gruplar gönderdik.

Ebâbil, bölük bölük, alay alay, gurup gurup, peş peşe, birbiriardınca, katar katar, fırtına gibi, ce­maat, topluluk demektir. Araplar “Develeringrup grup gel­mesine” “Câet ibilike ebâbile” derlerdi. Ebabil hakkında bazı âlimlerin görüşleri şöyledir: Abdullah b.Mesud’a göre “bölük bölük”tür. Abdullah b. Abbas ve Dahhak’a göre “birbirinitakip edenlerdir.” Mücahid’e göre “bir araya toplanmış, birbirini takip eden,bölük bölük”tür.

Tayran, havada uçan kanatlı kanatsız, canlı cansız herşeydir. Tare: fiildir, “uçtu” demektir. Tayr’ın ille de kanatlıolması şart değildir. Zira En’âm 38’de kanat ayrıca zikredilir. Havadabulutlarda uçar kuş ve sinekte uçar ayrıca bakteriler tohumlar atılan oklar vemızraklarda tayr kapsamına girer.

Mekke’ye 45 km uzaklıkta yorgundüşmüş ordunun üzerine dağlara çekilen gruplar/ebabil havadan/tayran peş peşeve düzenli olarak ne atıyorlardı? Bu sorunun cevabını da bir alttaki ayettenokumaktayız.

-------------------------------------------------------------------

تَرْمِيهِم بِحِجَارَةٍ مِّن سِجِّيلٍ

4- Pişmiş taşlarıisabet ile atıyorlardı.

Termîhim, Bu fiil, remyün mastarından türetilen“fiili muzari, müfret, müennes” bir kalıp olarak alınmıştır. Fiilin kök anlamı“atmaktır. Taş atmak, ok atmak gibiişler “remy” ile ifade edildiği gibi, mermi kelimesi de bu köktentüretilmiştir. 

Es siccîl, üzerine yazı yazılan her şey veya “tescil” kökünenisbetle “kayıtlı adrese teslim, güdümlü mânasına gelir. Bu mânadan dolayı “isabet ile atıyorlardı” ifadesini mealeyansıttık.

Hicaratin, bölgede sıklıkla bulunan volkanik taşlardır. Bu taşlaryüksek sıcaklıktaki lavların hızlıca soğuması sonucu keskin ok ve mızrak ucuyapmaya uygun taşlardır. Volkanik ok ucu yüzlerce yıl boyunca başta obsidiyenolmak üzere birçok taş türünden elde edilmiştir. Yerel halk bu tekniği yıllariçinde geliştirmişleridir. Bölgeyi iyi bilen atlı okçular daha ağır hareketeden ordulara karşı başarılı olmuşlardır. Okların ucuna takılan volkanik taşlaryılan ve akrep zehri ile ölümcül bir silaha dönüştürüyorlardı. Düzenli timlersavruk gruplara üstün gelir. Rabbimizin bu yasası Bakara 249 da Talut Calutörneği ile şöyle ifade edilmiştir “Niceaz bir topluluk, Allah’ın izniyle çoklara gâlip gelmiştir. Ve Allah,sabredenlerle beraberdir.”

Stratejik önemi olan Mekke Yemenhükümdarları tarafından Ebrehe’den öncede kuşatılıp ele geçirilmek istenmiştir.Ancak Mekke’ye hâkim olan Huzalılar bu uğurda gerilla savaşı yaparak Kabe’ninyıkılmasını önlemişlerdir. (Erzaki)

-------------------------------------------------------------------

فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَّأْكُولٍ

5-Böylece onlarıyenmiş ekin yaprağına çevirdi.

Bu ifadeden kurtulan ve yaralılarındaolduğu anlaşılmaktadır. Ordu bütünlüğünü kaybetmiş delik deşik bir haldedağılmıştır. Ebrehe’nin dönüş yolunda veya sarayında öldüğüne dair rivayetlerbulunmaktadır.

Bu surenin işareti ile Hz.Muhammet Uhud dağına okçular yerleştirmiş ancak ganimetten dolayı bu stratejikhamleden beklenen sonuç alınamamıştır.

-------------------------------------------------------------------

Sanıldığı gibi olağanüstü değilson derece olağan/mümkün bir olayla karşı karşıyayız. Kur'an insanlarınbazılarını bazılarıyla defederek koruyacağını söylediği mescitleri Allah bu kezmüşrikler eliyle korumuştur. Abdulmutalib'in "Bana develerimi verinKâbe'nin rabbi Kâbe'yi koruyacaktır." sözünde bahsettiği “rabb” ifadesiniYusuf 42 de de okumaktayız. Hz. Yusuf zindan arkadaşına “Rabbinin/efendininyanında beni an” derken de aynı maksatla rabb kelimesini kullanmıştır.Abdulmuttalip Kâbe'nin o günkü “sahipliğini/efendiliğini yapanlar onu korurlar”şeklinde okumak yerine Allah’a ve mucizelerine bağlama ihtiyacı duyulmuştur. ZatenAllah Kur'an'da Kâbe'yi koruyacağını da vadetmemiştir. Kâbe gerek Kur’an’danönce gerek sonra birçok kez yıkılmış ve yeniden yapılmıştır. Kudüs valisi Haccacbin Yusuf’un Kabe’yi mancınıkla yıkması ile Ebrehe’nin yıkma teşebbüsü arasındaniyet olarak hiçbir farkı olmamasına rağmen birinin başarıp diğerininbaşaramamasının tek sebebi Allah’ın değişmez yasalarına göre hareket edipetmemedir. Sembolün sembolize ettiği hakikatin önüne geçmesi onuputlaştıracaktır. 

 


 
Eklenme Tarihi : 7.7.2018 15:46:12
Okunma Sayısı : 12