وَمِنَ النَّاسِ مَن يَشْرِي نَفْسَهُ ابْتِغَاء مَرْضَاتِ اللّهِ وَاللّهُ رَؤُوفٌ بِالْعِبَادِ

207- Ama insanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ın rızasını kazanmak için kendisini (hakka) satar (feda eder): Hiç şüphesiz Allah, kullarına karşı çok şefkatlidir. (Bakara:207)

KÂFÎRÛN SÛRESİ


قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ

1-De ki: "Eykâfirler!"

Küfr, bir şeyi örtmek anlamınagelir. Bu fiili yapana da “kâfir” denmektedir. Bu anlamıyla tohumu toprağa ekenve böylece onu örtüp gizleyen çiftçiye “küffar” denir. Kılıcı örttüğü içinkınına, karanlığı örttüğü için geceye, yıldızları örttüğü için buluta da kâfirdenir. Günahların örtülmesi için yapılması gerekeni yapmaya da aynı köktengelen “keffaret” kullanılmıştır. (Bkz. Bakara:45.) Bir şeyi hiç yapılmamış gibiörtmek ve kapatmaya da “tekfir” denmiştir. Tekfir eden karşısındakinin imanınıkapatmak istemektedir. Bu, Rabbimizin istemediği bir hükümdür; zira tekfir,teslim olan/müslim ile suçluyu/mücrimi bir tutmak olur ki bu yanlış birhükümdür. (Bkz. Kalem:35-36)

Görüldüğü üzere kâfir; hakkı,hakikati, gerçekleri, birtakım menfaatler uğruna bâtıl ile örtendir. Maûnsûresinin ardından gelen Kâfurun sûresinde sözü edilen '' Ey kâfirler!'' hitabıiç bağlam ve nüzul ortamı düşünüldüğünde yetimi itip kakan miskini doyurmayateşvik etmeyip en ufak yardımı bile esirgeyen; imanın, insanî değerlerin,vicdanın, paylaşmanın üstünü, kendi rant ve çıkarları uğruna örtenler manasınagelmektedir. Kafîr bu tutumu ile yaşam tarzı ve dini yalanlamaktadır. (Bkz.Maun:1)

-----------------------------------------------------------------------------------

لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ

2-Ben sizin kullukettiklerinize kulluk etmem.

''Abd'' kelimesinin tamkarşılığı kölelik ve kulluktur. Bir güce, otoriteye, mala-mülke, gösterişe veyaherhangi bir kişiye kul-köle olmaktır. İradî bağlılığa kulluk, gayr-i iradîbağlılığa kölelik denir. İstılahî anlamda böyle temel bir farklılık vadır.İbadet, kulluğun gösterilmesi manasında bu kelimeden türetilmiştir. Yineibadethaneye mabet, ibadete layık tek otoriteye de mabut denmiştir. Ayeti Maûnsûresi ile birlikte düşündüğümüzde, '' Ben sizin kulluk ettiğiniznesnelere/putlara, nefsinize, paraya, gösterişe, makama, mala mülke, kul köleolmam.'' manası ortaya çıkar.

-----------------------------------------------------------------------------------

وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ

3-Ve siz benim kullukettiğime kulluk etmezsiniz!

Çünkü benim kulluğumda bencillikdeğil paylaşmak var, bu da fedakârlık ister. İnsanlığını örten, değilfedakarlığı kendi çıkarı için başkalarının hakkına el uzatmaktan bir an olsuntereddüt etmeyendir. Bu nedenle siz benim kulluk ettiğime kulluk etmezsiniz.

-----------------------------------------------------------------------------------

وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ

4- Ve ben sizinkulluk ettiklerinize kul olmadım.

Âyet 2 ve 3’te “lâ” ile gelenmuzari kipi geleceğe işaret eder. 4. âyette ise mazi kipi “a’bettü”kullanılmıştır. Bu nedenle geçmişte de kulluk etmedim manasını kazanmaktadır.

Bu sözü söylemek temiz bir sicil,gençken de insanlara yardım etmiş olma gibi şartlar ister. Hilfulfudul/Erdemliler ittifakı 580'li yıllarda Arap kabileleriarasında süregelen savaşlar sonucunda ortaya çıkan anarşi ortamında, can ve malgüvenliğinin sağlanması, zayıf ve güçsüzlerin, yetimlerin korunması, zulmünönlenmesi gibi amaçlarla toplumda sözü geçen, saygın ve iyi niyetli kişilerinönderliğinde kurulan ve Hz. Muhammed'in de toplantılarına katıldığı barışcemiyetiydi. Kitabî bir imanınız olmasa bile azîm bir ahlâka sahipseniz buayeti alnı ak bir şekilde söyleyebilirsiniz.

-----------------------------------------------------------------------------------

وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ

5-Ve siz benim kulolduğuma kul olmadınız.

Geçmişte erdemli sorumludavranmayanlara Kur’an hidayet etmez. (Bkz. Bakara:2) İslam, fıtratının üstünüörterek insanlığını kaybeden esirlere sunulmuş bir özgürleştirme teklifidir.

-----------------------------------------------------------------------------------

لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ

6-Sizin dininiz size,benim dinim banadır.

“Deyn” borç demektir. Dinkelimesi, deyn kökünden türemiştir. Din, Allah’a olan borcu; deyn, insanlaraolan borcu ifade eder. Bu borçluluk bilinci kişinin hayatını, öncelediklerinive ertelediklerini değiştirmektedir. Din sadece inanca tekâbül eden bir kavramolmaktan öte insanın tercihlerini değiştiren bir yaşam tarzıdır. Sizin yaşamtarzınız size benimki bana teklifi tam bir özgürlük ortamını hedeflemektedir.

-----------------------------------------------------------------------------------

 
Eklenme Tarihi : 7.7.2018 15:33:27
Okunma Sayısı : 89