وَاتَّقُواْ يَوْماً لاَّ تَجْزِي نَفْسٌ عَن نَّفْسٍ شَيْئاً وَلاَ يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَاعَةٌ وَلاَ يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلاَ هُمْ يُنصَرُونَ

48- Artık şu günden korkun ki; O gün, Hiç kimse bir başkası adına zerre kadar bir şey yapamaz ve hiç kimseden şefaat kabul edilmez ve hiç kimseye karşılık fidye de alınmaz. Ve onlara yardım da edilmez. (Bakara:48)

Amaç ve Hedeflerimiz



Amacımız ;
Vahyin merkezinde insan, insanın merkezinde ise Allah’ın rızası vardır. Kalpte var olan bu Rıza-i İlahiyi kazanmak en büyük amaçtır. İnsanlar kendi düşünce ve amelleriyle İlahi rıza elde edemezler. Kişi bu ilahi rızaya ancak vahiyle ulaşabilir. Çünkü neyi sevip neyi sevmediğini bilmediğimiz birini razı etmemiz kör kuyuya taş atmaya benzer. Kör kuyuya taş atmamak için Kur’an’dan hayata açılan pencereden Rabbimizi tanımamız gerekir. Çünkü Allah’ı Allah’tan daha güzel kimse anlatamaz. Allah’ı tanımanın yolu onun esmasını tanımaktır. Esmasını tanımanın yolu Kur’an’ı tanımaktan geçer. Kur’an tevhidin tefsiri, tevhit ise esmanın özetidir. Kur’an dan hayata açılan bu penceremizin gayesi muhatabı vahiyle buluşturup tevhitle taçlandırmaktır. Vahiyle buluşan insan için önder (imam) Kur’an, sünnet ise müezzindir. İmamı Kur’an, müezzini sünnet olanın varacağı yer rıdvanullahtır. Hiç şüphe yok ki bu Kur’an insanı en sağlam olana(en kıvama)iletir. (İsra; 9)


Hedeflerimiz;
1-Kur'an'a talebe olup kıvama gelmek
2- Kuran’ı doğru anlatmak
2-Doğru anlaşılan vahyi hayata tatbik etmek için Kur'an'ı günümüze taşımak
4-Genç nesli Kur'an mesajıyla buluşturmak
5- Herhangi bir grubun ideolojinin kişinin etkisinde kalmadan Hayatı ve olayları Kur'an merkezli değerlendirmek.
6-Rabbimizin bize emrettiği Kalk ve uyar farzını yerine getirerek İlahi Rızaya kavuşmaktır.