وَمِنَ النَّاسِ مَن يَشْرِي نَفْسَهُ ابْتِغَاء مَرْضَاتِ اللّهِ وَاللّهُ رَؤُوفٌ بِالْعِبَادِ

207- Ama insanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ın rızasını kazanmak için kendisini (hakka) satar (feda eder): Hiç şüphesiz Allah, kullarına karşı çok şefkatlidir. (Bakara:207)

EL-A’LÂ

EL-A’LÂ

Yüce

Mutlak üstün ve yüce olan.

 

“A’lâ olan Rabbin adına/adıyla hareket et!” (A’lâ 87:1)

 

“o ki malını gönülden verir ve arınıp gelişir; (Bu yaptığı) herhangi birinden gördüğü bir hayra karşılık değildir; sadece A’lâ olan Rabbinin rızasını kazanmak içindir.”    (Leyl 92:18-20)

 

A’lâ olan Rabbin ulviyetine iman edene düşen, O’nu tesbih etmek, yani O’nun adına hareket etmektir. Rab adına hareket etmek, Allah’a karşı esas duruşu bozmamak, klâs duruşunu takınmak demektir. Kulun Allah’a karşı esas duruşunu namaz temsil eder. Bu yüzden; yukarıda yazdığımız A’lâ suresinin ilk ayeti, ibadetin hakkını vererek ve yöneldiğin zatın en yüce (A’lâ) olan Allah olduğunu unutmadan secde et! iması taşır.

 

Secde, dışardan bakıldığında, fiziksel bir yere yaklaşma, eğilme olarak anlaşılır, fakat yücelikte eşsiz, mutlak, üstün olan Rabbin huzurunda alnı yere koymak, aslında alçalmak değil yükselmek, yücelmektir. Hakkını vererek kılınan namaz; Allah Resulünün dediği gibi kulun miracı olur.

Bu resimde; uzayda yıldız oluşumuna ham madde olan nebula (toz ve gaz kütleleri) üzerinde miraca yükselen bir Âdemoğlu sembolize edilmiştir. Neden nebula sorusunun cevabı ise namazının aslında sadece ferdi değil toplumsal ıslah edici özelliğinde gizlidir. Kulun namazını miraca yükseltebilmesi için, namazın o insanı kötülüklerden alıkoyması şarttır. Böyle bir insan sahabeler gibi ümmete yol gösteren yıldızlar misali olurlar. Nebulalar da binlerce derecelik sıcaklıklarda galaksilerin ezici çekim gücüyle yoğrulurlar. Bu sıkıntılı sürecin ardından ısı ve ışık kaynağı olan güneşler doğar. Yakınındakilere hayat uzaktakilere yol gösteren birer kılavuz olurlar tıpkı ümmetin yıldızları gibi…

 
Eklenme Tarihi : 01.06.2013 02:35:18
Okunma Sayısı : 3758