زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا وَيَسْخَرُونَ مِنَ الَّذِينَ آمَنُواْ وَالَّذِينَ اتَّقَواْ فَوْقَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَاللّهُ يَرْزُقُ مَن يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ

212- (Hakikati) İnkâr edenlere dünya hayatı süslendirildi. (Onlar) inananlarla (bu dünyada) alay ederler. Oysa (ilahi azaptan) korunup, sakınan (o inanalar) kıyamet gününde onlardan (makamca çok) üstündürler. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir. (Bakara:212)

Sabır

Sabır:

Lügatti alıkoymak, engel olmak vehapsetmek manalarına gelir.

صبرت الدابتة: sözü şu demektir; bineği yemsiz birşekilde hapsettim.

Istılah-i manası ile sabır: Bir hakkı müdafaave muhafaza etmek için gösterilen sebattır. Allah'ın emirlerini yerine getirmek,aklın ve dinin hoş görmediği ve nefsin meşru olmayan istek ve arzularınamukavemet edebilmektir. Başa gelen ve insana büyük elem ve keder veren bela ve musibetlerekarşı koyabilmek ve bunların üstesinden gelebilmek sabırdır.

Sabır tek kelime ile ifade edilirse; kişininkendisini Allaha hapis etmesine sabır denir.

Allah Hâkim isminin gereği olarak vücudu eşyadabir merdivenin basamakları gibi bir tertip vazetmiştir. Sabırsız adam teenni ile hareket etmediği için basamakları ya atlar düşeryada noksan bırakır ve bir türlü maksut damına çıkamaz. Onun için sabırsızlıkmahrumiyete sebeptir. Sabır ise müşkülatın anahtarıdır. Çünkü Allah sabredenlerleberaberdir.

Sabır üçtür: Biri ma'siyetten kendini uzaktutup sabretmektir. bu sabrın karşılığı takvadır. İkincisi; musibet geldiğindesabır etmektir bunun karşılığı da tevekkül ve teslimiyettir. Üçüncüsü; İbadetve taata sabırdır ki bunun da karşılığı makamı mahbubiyettir. Bu seyrisülük insanı en büyük makam olan ubudiyeti kamile doğru götürür. İmam alinin dediği şu söz gibi; Bana izzet olarak benim Rabbime kul oluşumyeter ve bana övünç olarak da Rabbimin bana rab oluşu yeter.

Bütün faziletlerin anası, hakikate muvaffakolmanın ve kemale ermenin sırrı bu güzel özelliktir. Her türlü rezaletin sebebisabırsızlık veya gerektiği kadar sabır gösterememektir.

Sabrın sonu selamettir, başarıdır. Sabıracıdır ve zordur. Fakat sonucu tatlıdır. Hz. Peygamber (s.a.s); "her şeyinbir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı oruçtur, oruç sabrın yarısıdır.""Sabreden başarıya ulaşır' ; "Sabır başarının anahtarıdır";"Sabır bir ışıktır"; "Sabır cennet hazinelerinden birhazinedir"; "Sana sıkıntı veren şeylere karşı sabretmende birçokhayır vardır" diyen peygamberimiz sabrın faziletini anlatmıştır.

Hz. Peygamber (s.a.s); "Sabır, acıbir olayın yaptığı sarsıntıya karşı ilk anda gösterilen tahammüldür"(Buhârî, Cenâiz, 32) sözüyle bir felaketle ilk karşılaştığı zamandaki sabrınönemini vurgulamıştır. Sabretmek, mahkûmiyete, meskenete ve zillete razı olmak,haksız tecavüzlere, insan şahsiyetine ve haysiyetine gölge düşüreceksaldırılara katlanmak ve bunlara ses çıkarmamak anlamınagelmez. Çünkü meşru olmayan şeylere karşı sabretmek sabır değil korkaklıktır.Müslüman asla korkmaz fakat Müslüman sabreder. Bunlara karşı içten elem duymakve bunlarla mücadele etmek gerekir. İnsan kendi gücü ve iradesiyle üstesindengelebileceği kötülüklere katlanması ya da karşılayabileceği ihtiyaçlarıkarşısında gevşemesi sabır değil, acizlik ve tembelliktir. Rasulullah (s.a.s);Ya Rabbi! Acizlikten ve tembellikten sana sığınırım” (Buhari, Cihad, 25) diyedua etmiştir.

Müminler, çoğu zaman sırf inandıkları içinAllah düşmanlarının zulüm ve kötülüklerine hedef olurlar; çeşitli işkencelereuğrar, onlarla savaşmak zorunda kalırlar. İşte bu durumda sabır, müminin güçkaynağı, imanının koruyucusudur. Hz. Musa'ya inananlara Firavun eziyet etmekisteyince onlar: "Ey Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır ve bizi Müslümanolarak öldür" (el-Araf 7/126) diye dua etmişlerdi. Sevgili Peygamberimizve ilk Müslümanlara, yapılan işkence ve eziyetlere nasıl sabır ve tahammülgösterdikleri bilinen bir husustur. Yüce Rabbimiz bize bu konuda şöyle emreder.

فَاصْبِرْكَمَا صَبَرَ أُولُو الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ:Kalpleri azim ve kararlılıkla dolu olan tüm peygamberler gibi sıkıntılara karşısabırlı ol. Onalar nasıl sabrettiler acaba;

---Nuhkavmine sabretti ve onlarıyılmadan yıkılmadan davet etti:

قَالَرَبِّ إِنِّي دَعَوْتُ قَوْمِي لَيْلًا وَنَهَارًا (5) فَلَمْيَزِدْهُمْدُعَائِي إِلَّا فِرَارًا (6) وَإِنِّي كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْلِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُواأَصَابِعَهُمْ فِي آَذَانِهِمْ وَاسْتَغْشَوْاثِيَابَهُمْ وَأَصَرُّواوَاسْتَكْبَرُوا اسْتِكْبَارًا

Nuh oğluna sabretti, Nuh hanımınasabretti ama hiç bir zaman yıkılmadı. Çünkü Nuh anı düşünse ana mahkûmolacaktı.

Ama Nuh ahirete baktı ve sabrı sayesindeana boğulmaktan kurtuldu.

---İbrahim a.s hakeza babasına sabretti,kavmine sabretti, ailesine sabretti. Öz oğlunu kurban edeceği an sabrısayesinde kurbana nail oldu. Ne müthiş bir imtihan ve ne müthiş bir sabır.

---İşte sabrın abidesi Meryemmasumluğunu kime ispatlaya bilirdi ki. O anı düşünse ve O ana mahkum olsa helakolacak olan Meryem sabrı sayesinde o andan kurtuldu ve Ahirete rızayı İlahiyebaktı ve alacağını aldı. Meryem oğlu İsa herkes babasının ismiile çağrılırken bir peygamber annesinin ismi ile kıyamete kadar anılıyor. İzsabredenlerin karşılığını işte böyle veririz buyuruyor rahman.

---İşte sabrın tarihçesi MuhammedMustafa: Safa tepesine çıkmış insanları İslam'a davet ediyor ve şöyle diyordu:şimdi ben size şu tepenin ardından düşman saldırısına uğrayacaksınız desem nedersiniz dediğinde hepsi vallahi sen asla yalan söylemezsin ve sen Muhammedîeminsin dediler. Fakat ne zaman ki ben sizi şu düşman saldırısından daha beterbir sıkıntıya uğratacak bir azaptan bahsediyorum kendinizi yarın gelecek olan Allah'ın azabından koruyun dediğinde az evvel emin olan insan bir anda yalancıve sihirbaz konumuna düşmüştür. Yetmemiş gibi amcası ebu leheb hakaret ederekyerden taş alıp peygambere fırlatmıştı bunun üzerine de tebbet süresi nazilolmuştu. Ne muhteşem bir sabır. En yakınları tarafından hakarette uğramış fakatsabretmiştir. Şimdi peygamberin taif seferini mi yoksa taif dönüşünü mü yoksaambargo sürecini anlatayım bilmiyorum ama sabrın Tarihçesi yazılmıştır o kutlunebi ile ne pahasına olursa olsun ana mahkûm olmamış, yılmamış ve yıkılmamıştır.Bütün zevkleri tadan bizlere neye sabrediyoruz hiç sorduk mu kendimize.Hayatımızın hangi sahası sabır istiyor bizden acaba hiç düşündük mü?

Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık vemallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle imtihan edeceğiz;sabredenleri müjdele" (el-Bakara, 2/ 155). Bu ve benzeri ayetlerden AllahTeâlâ'nın insanları çeşitli sıkıntılara uğratarak imtihan ettiğini ve buimtihanı sabredenlerin kazandığım öğreniyoruz. Çünküsabır imandır. Sabretme yenler iman çizgisini terk ederler. Rabbim bizisabredenlerden ve sabredip selamete erenlerden etsin.

 
Eklenme Tarihi : 03.02.2014 13:53:06
Okunma Sayısı : 1838